Lıfestyle

We are talking about ”Bozcaada!”

6 Ağustos 2016

İstanbul’dan mutsuz ayrılıp sizi 4 gün içinde ”Dünyanın en mutlu insanı” yapabilecek bir yerden bahsedeceğim biraz da sizlere.

Küçük ve şirin bir ada olan Bozcaada, Türk ve Rum mahallesi olarak ikiye ayrılmakta. Rum mahallesi, kalburüstü balık restorantları, meyhaneleri, rengarenk kapılı evleri ve daracık sokakları ile daha ilk günden sizi baştan çıkarmayı başarıyor. 1 günde keşfedilip, 1 ay etkisinden çıkamayacağımız bir aşk bu!

 

bozcaada rum mahallesi

 

bozcaada

 

bozcaada

 

Peki Bozcaada’da ne yapılır, ne yenir, nerede kalınır? Hemen bi’ tık aşağıda…

Ev Hissiyatı: Kesinlikle Akarsu Kalyopi’de var!

Otele adım attığımız ilk andan itibaren güler yüzlü ve ilgili bir otel sahipleri bize kendimizi evimizdeymiş gibi hissettirdi. (İşte bu çok önemli).

*Ayrıca kesinlikle ev yapımı Portakal kabuğu ve Karpuz reçellerinden tatmadan dönmeyin!

Büyüleyici koylar: Beylik Koyu, Akvaryum Koyu, Ayazma, Habbele. Bozcaada, gereksiz para alan beach kültüründen çok uzak! Kaliteli insanları, el değmemiş koylarıyla Çeşme’ye, Bodrum’a bin basar! Beylik koyunda karşınıza çıkacak olan, zamanın soğan taşıyan gemisinin karaya vurması da ayrı bir lezzet!

 

bozcaada

 

Lezzetiyle Büyüleyen: Amasız, fakatsız Asmalı Meyhane’yi tek geçerim. Özellikle, kabak çiçeği dolması ve akla zarar (ahtapot ve püre karışımı) tatmanız gereken lezzetlerin başında gelmeli. Alternatif olarak da Cabalı Meyhane’yi düşünebilirsiniz.

Görülmesi Gereken: Gün batımına yaklaşırken yolunuzda gelip-giden çılgın bir kalabalık görüyorsanız eğer bilin ki Polente yolundasınız.

Günü, buz gibi bir blush eşliğinde Polente’de batırmak, sizi en az 5 yaş gençleştirir:)

 

polente

 

polente

 

polente

 

Bonus: Çiçek Pastanesi’ndeki damla sakızlı ve bademli un kurabiyeleri!

0

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: