Lıfestyle, OOTD

The Dıary of Rome

5 Kasım 2015

Nereden başlasam, nasıl başlasam…

Bir rüya gibi başladı ve bitti… Güzel şeyler neden hep böyle kısa sürmek zorundadır ki?

 

IMG_6056

 

Roma

Roma

Roma serüvenimiz yağmurlu bir Perşembe gecesi Roma’nın gördüğüm kadarıyla en sakin ve nezih bölgelerinden olan Re di Roma // Via Pinerolo sokakta başladı. Ev sahibinin misafirperverliği ve sıcakkanlılığı İtalyan insanlarını neden sevmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlattı bana. İnanılmaz yardımsever, sıcakkanlı ve tatlı insanlar kesinlikle… Bir de öyle huzurlu ve mutlulular ki İtalyanlar. (En özendiğim noktada tam da burası)

 

 

IMG_6517

Re Di Roma bölgesi yürüyerek Colosseum ve çevredeki tarihi eserlere 15 dk mesafede. Metro kullanmak isteyenler için ise 1-2 durak civarı. Metrodaki turuncu hattan yolunuza devam etmek isterseniz Termini, Vatikan, Fontana Di Trevi, Piazza Del Popolo ve Piazza Spagna’ya ulaşırken, Mavi hat sizi Colosseum ve çevresine ulaştırıyor.

 

IMG_6975

Yolculuğumuz, şansımıza (bence) metronun o gün için çalışmamasından dolayı bol bol yürüyüş yaparak geçti. Sırasıyla St.Giovanni, Colosseum, Forum, Piazza Venezzia, Piazza Navano, Viva Del Corso, Fontana Di Trevi, Piazza Spagna, Pantheon derken bir bakmışız her yol birbirine bağlanıyor. Nasıl da güzel! En son güzel Roma sokaklarında kendimizi kaybederken ve en kuzeydeki Teatro dell’Opera’da bulduk. Roma’da hangi Trattoria’ya girerseniz girin lezzetsiz bir şey yemeniz mümkün değil. Pizza, makarna ve bruschetta konusundaki başarılarını söylemeye bile gerek duymuyorum…

Bu bölgede kesinlikle yapılması gerekenler;

* Roma’nın en meşhur dondurmacısı Giolitti’de dondurma.

* Akşam Pantheon’a karşı oturup, bir kadeh bir şeyler yudumlamak.

* Fontana di Trevi’de alışveriş.

 

IMG_6615 IMG_6631

İkinci gün ise benim için daha heyecan vericiydi. Merak ettiğim Vatikan ve sürprizlere dolu Trastevere…

Vatikan’a Re Di Roma durağından bindiğimiz metrodan Ottaviano San Pietro durağında inerek ulaştık. Yaklaşık 6-7 durak. Vatikan, dokusuyla ve tarih kokusuyla insanı farklı bir havaya sokuyor kesinlikle. Vatikan Müzesi, Sistine Chapel, St.Pietro meydanı ve tabii ki Castel Sant’Angelo. Vatikan’da özel bir yere girmek için biletlerinizi mutlaka online almayı unutmayın. Yoksa 4 saat sıra bekleme zulmünü yaşayabilirsiniz. Vatikan’da şüphesiz Castel Sant’Angelo bir melek gibi ışıldıyor. Kalenin en tepesindeki Vatikan manzarası, içerisindeki paha biçilemez yapıtlar ve gizli geçitler ”Aman Allahım” demenize yol açabilir, benden söylemesi:)

 

IMG_6618 IMG_6426Bruschetta

Sonraki durağımız Trastevere’ye geçmeden önce ise soluğu Vatikan’ın en ünlü Trattoria’sında aldık. Trattoria Sora Franco… Anneciğim, anneciğim!
O nasıl Bruschetta, o nasıl Fettuccine Alfredo…

Trastevere, tam da Roma! Daracık sokaklar, küçük kafeler, egzantrik çatılar… İstanbul Karaköy-Galata havasını Trastevere’de kolayca alabilirsiniz. Küçük bir kafede Tiramisu yemeden dönmeyi unutmamak şartıyla!

Özetle;

Roma Roma ettin beni koma! Roma’ya kesinlikle 3 gün yetmiyor… Bize kalsa 1 ay dolaşır, hiç de sıkılmazdık. O insanların -Prego’ ları, mimikleri, giyim kuşamları ve kaybolmaya müsait tarih kokan sokakları…

İtalya’ya mutlaka gidin ve sokaklarda kaybolarak özgürlüğünüzün tadını çıkarın…

Arrivederci ragazzi!

0

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: